27 Ocak 2013 Pazar

acıtmak senin acını azaltıyor mu?

Ne kadar kolay acıtıyorsunuz,ençok da,herşeyden çok sevdiğinizi söylediğiniz insanların canını!!
Hep soruyorum sevgi bu mu? Bunun neresinde sevgi var?

Senin olmadığında çamur at hemen...
Çamur at ki için rahatlasın,zaten sevilecek bir yanı yoktu diyebilsin için. 
Peki diyebiliyor mu gerçekten?Gerçekten kendini ikna edebiliyor musun?

Olmadı canını acıt.En iyi sen bilirsin en çok nereden acır o.. 
Hemen saldır oradan,hem de en beklemediği anda... Saldır ki için rahatlasın onun da canı yanıyor diye... 
Peki rahatlıyor musun gerçekten?

Madem bu kadar sevilmeyesi biriydi,nesini sevdin o zaman.. 
Sen onu sevmedin ki,onunla ilgili beklentilerini sevdin demek ki!

Hiçbir şey sonsuza kadar devam etmek zorunda değil... 
Bir şeyler başlar biter,aslında bitmez değişir sadece.
Değişim her anda ve her şeyde.. 
Mutlaka bir nedenden yan yana geldin onunla.
Yaşamın küçük ya da büyük uzun ya da kısa bir parçasını paylaştın.. 
Ve belki o neden giderildi ve artık değişmek zorunda,belki de tanrı bu değişimi senin için planladı.
Hiç bilmiyorsun ama onu suçluyorsun... Çünkü senin beklediğin gibi gelişmedi, ve sen bu yüzden acı duyuyorsun.. 
Bu çok normal de,niye acısını karşısındakine yönlendirir insan.. 
Neden içinden sevgilerini sunup hüzünle de olsa sevgi dolu vedalaşamaz sevdiğiyle?
Neden illa ki acıtmak ister neden illa ki çirkinleştirmek ister? 
Neden onun da canı yansın ister? 
Sen nereden bilebilirsin ki kimin canı ne zaman nerelerinden ne şekilde yandı..

O senin ömrünün bir parçasıydı... 
Onun varlığı sana hayaller kurdurdu...
Belki gerçekleşmedi, belki yarım kaldı ama sana hayaller kurdurdu...
Seni gülümsetti,seninle ömrün bir parçasını paylaştı...
Belki seni üzdü,belki seni ağlattı...
Ama bir süre senin ömrünün bir parçası oldu...
Bu bile yetmez mi onunla yaşamış olduğun her dakikayı onurlandırmaya?

Bir an durup sordun mu kendine; acıtmak senin acını azaltıyor mu?







Hiç yorum yok: