30 Mart 2020 Pazartesi

Özlüyor musun?

ÖZLEMEK...

Bazen o kadar çok özlüyorum ki; diş ağrısı çeker gibi,olduğum yerde durmam mümkün olmuyor!
O özlem dinsin diye her şeyi yapabilirim o sırada.

Tanıdık mı?

Umarım böyle bir özleminiz yoktur!
Ve umarım böyle bir özleminiz vardır!

Bu birini, bir şeyi, bir halinizi, bir zamanı özlemek olabilir. Ve genellikle hem arkasında hem yanında büyük bir pişmanlık barındırır...
Ve bolca çaresizlik...

Çaresizlik ne kadar gerçekse özlem o kadar büyür...

Ve bizi o özlenilen dışındaki her şeyden uzak tutar. 
Bazen aşmak için öfkeyi kullanırız. "Yeter" der atlarız başka deneyimlerin ortasına. Ve daha büyük bir özlemle geri döneriz. 
Çünkü özlemin anlattığı hikayeyi dinlememişizdir. Onunla halleşmemişizdir. 
Onu çiğneyip her tadını alıp, her vitaminini, mineralini sindirip, geri kalanıyla huzurla vedalaşmak gerekir...

O zaman özlenen unutulacak mı?
Elbette hayır. Ağrı olmaktan çıkacak. 
Huzur dolu bir gülümsemeye dönüşecek "özlemek"...

Nasıl halleşilir özlemekle?
Duygudan kaçma!
İzin ver, ne dediğine bak... Senin için özel bir mesajı var! 
Dinle... 
Şefkatle, merakla dinle...

Ya sana ne istediğini, ya da ne istemediğini fısıldıyor...
Belki tutunmayı bırakmanı fısıldıyor...
Belki kendini affet diyor, belki de onu...

Duy... 
Ki ağrısı geçsin... Seni özgür bıraksın...




Hiç yorum yok: